Mide Ağrısı Nedenleri

Mide Ağrısına Ne İyi Gelir

Mide Hastalıkları Nelerdir

Mide Gaz Sancısı

Mide Ülseri Belirtileri

Mide Şişkinliği Tedavisi



Mide Fıtığı Tedavisi



Mide fıtığının tedavisi nasıldır?

Yaşam şeklinde değişiklikler

Yatağınızın başını kaldırmanız yarar sağlar. Yastıklar ile yükseltme pek yeterli olmaz, bunun yerine yatağın baş kısmını tam olarak yükseltmek yarar sağlar. Beslenme şeklinde değişiklikler: Yukarıda belirtilen reflüyü kolaylaştıran gıdalardan kaçınınız. Yemek öğünlerinizi az ve sık olarak düzenleyiniz (günde 3 öğün yerine 4-5 öğün halinde, fakat porsiyonları azaltarak yemeyi deneyiniz). Sigaradan kaçınınız.

Kilo vermek; fazla kilolar ile karın içi basıncının arttığı ve istirahattaki mide kapakçığı basıncını aşabildiği bilinmektedir. Yemeklerden sonra yere eğilmeyiniz ve yatmayınız, 1 saat boyunca yere eğilip bir madde almayınız ve ayakkabınızı bağlamayınız. Her türlü STRESİN mide ile ilgili sıkıntılarınızı arttıracağını unutmayınız.

Mide Fıtığı Tedavisi

İlaç tedavisi

Asit giderici (antiasit) ilaçlar

Alüminyum, kalsiyum ve magnezyum tuzları

Tabaka oluşturan ilaçlar: Gaviscon vb.

H2 blokerleri: simetidin, ranitidin, famotidin ve nizatidin grubu ilaçlar.

Proton pompası inhibitörleri: omeprazol, lansaprozol, pantaprazol, rabeprazol ve esomeprazol

Prokinetikler: betanekol, metaklopramid ve eritromisin

Bu ilaçların uzun süreli kulanımında mide asit seviyesinin sürekli olarak düşük kalması sonucunda bakteri sayısında artış olur.

Mide fıtığının tedavisi öncelikle çeşitli ilaçlarla yapılmakta ve bu sayede mide asidinin yarattığı tahribat önlenmeye çalışılmaktadır. Uzun yıllar tedavi görmemiş hastalarda hücrelerde bazı değişikliklerin olması veya hastanın endoskopi veya röntgen ile belirlenmiş büyük bir fıtığın olması veya ilaç tedavisine cevap alınamaması gibi durumlarda, hastalara ameliyat önerilmektedir. Son yıllarda bu ameliyat laparoskopik yöntemle (halk arasında kansız ameliyat denilen ve bir teleskop ve çeşitli aletler yardımı ile hastanın karnını kesmeden fıtığı onarma işlemi) yapılmaktadır. Uygun teknikle yapılan cerrahi girişim sonrasında hastaların şikayetlerinin tama yakın oranda ortadan kalktığı görülmektedir.

Gastroözofageal reflü hastalığı toplumda % 30-40 oranında görülmesine rağmen, bu hastaların ancak % 30'u ömür boyu ilaç içmek zorunda kalır. Sürekli ilaç kullanmanın yan etkileri ve maliyet problemleri düşünüldüğünde, bu hasta grubunda kalıcı tedavi sağlayan laparoskopik reflü cerrahisi tek alternatif olarak kabul görmektedir. Günümüzde laparoskopik ve robotik cerrahi ile başarı oranı % 90'ın üzerindedir.

Barrett özofagusu ve Barrett kanseri nedir?

Yemek borusunun hücreleri yoğun safra teması sonrasında Barrett hücreleri adı verilen hücrelere dönüşürler. Barrett hücrelerinde kanser öncesi evre olan Barrett metaplazisi ve ardından Barrett kanseri gelişebilir. Reflü hastalarının sadece % 10’unda Barrett özofagusu denilen tablo görülür ve bu hastalarında ortalama % 5’inde displazi denilen kanser öncesi değişim gözlenir.

Ekim 2011’de, Danimarka’dan Hvid-Jensen ve ark, ABD’nin en prestijli tıp dergilerinden birisi olan New England Journal of Medicine’da yayınlanan bir makalede, 1992-2009 yılları arasındaki 11 yıllık dönemde Barret özofagusu nedeniyle izledikleri 11,028 hastanın sonuçlarını bildirmişlerdir. Ortanca takip süresi 5.2 yıl olan seride 131 Barrett kanseri belirlenmiştir. Bu çalışmadan önce Barrett özofagusu olan hastalarda yıllık Barret kanseri gelişme riskinin % 0.5 olduğu bilinirken, bu çalışmada % 0.1 olduğu belirlenmiştir. Bu çalışma her mide fıtığı olan hastada Barrett kanseri gelişmediğini ve sadece Barrett özofagusu olan hastalarda yıllık Barrett kanseri gelişme riskinin 1 / 1,000 olduğu belirlenmiştir.

Endoskopik tedavi

Stretta yöntemi: Reflü hastalığına neden olan yemek borusunun altındaki gevşemiş kas yapısını gastroskopi yardımı ile radyofrekans dalgaları vererek tekrar eski işlevini kazandırma girişimidir. Stretta yöntemi 3 cm'in altında kapak açıklığı olan hastalara uygulanır. Stretta işlemi öncesinde hastaya hafif bir sakinleştirici verilmektedir. Ardından gastroskopi aracılığı ile bazı özel iğneler yardımı ile yemek borusunun alt kısmına ve mide girişine radyofrekans dalgaları verilir. Bu işlem sırasında yemek borusu ve mide ağrı yönünden duyarsız olduğu için hasta ağrı hissetmemektedir. İşlem yaklaşık yarım saat civarında sürmekte ve hastalar aynı gün evlerine dönebilmektedir. Stretta yöntemi ile hastaların % 60-70'i sürekli ilaç kullanmaktan kurtulabilmektedir.

Özofix yöntemi: Özofix ağızdan endoskopla birlikte mide içerisine sokulan bir alettir. Aletin uç kısmında bükülebilme ve dikiş atma özelliği mevcuttur. Özofix yöntemi 3 cm'nin altında kapak açıklığı olan hastalara uygulanır. Cerrahi olarak yapılan ve reflüyü önleyici fundoplikasyon işlemi, bu aletle endoskopik olarak yapılabilmektedir. İşlem yaklaşık 45 dakika sürmekte hasta aynı gün yada ertesi gün taburcu edilmektedir. Özofix yöntemi ile hastaların % 60-70'i sürekli ilaç kullanmaktan kurtulabilmektedir. Özofix yöntemi ile reflü tedavisi, uygun ve seçilen vakalarda uygulanabilir. Büyük mide fıtığı olanlar ve ileri derecede yemek borusunda kimyasal yanık (özofajit) olanlar için bu yöntem uygun değildir.

Cerrahi tedavi Rudolph Nissen funduplikasyon ameliyatını ilk olarak 1955 yılında gerçekleştirmiştir. Nissen daha sonra ülkemizde de bir dönem görev yaparak tekniğin ülkemizde gelişmesine olanak sağlamıştır. Tekniğin esası, midenin fundus adı verilen giriş kısmındaki cep yapan bir bölümünün midenin bağlarının serbestleştirilmesini takiben yemek borusunun alt ucunun ekseni etrafında 360o çevrilerek yemek borusu alt ucuna adeta bir doğal halka veya bilezik takmaktır. 1980'lerin sonlarında, safra kesesi ameliyatlarında laparoskopinin kullanımı yaygınlaşmış ve zaman içinde laparoskopi, diğer birçok hastaıkta olduğu gibi, reflü hastalığının cerrahi tedavisinde standart ameliyat yöntemi haline gelmiştir. Funduplikasyon konusunda Dor, Toupet vb. farklı birçok yöntem olmasına rağmen dünya çapında standart tedavi haline gelen tek onarım yöntemi Nissen funduplikasyondur.

Mide fıtığı veya reflü hastalığında ameliyat; sürekli ilaç içmek zorunda kalan, ilacı kestiğinde şikayeti tekrarlayan, ilaca rağmen yemek borusundaki yaraları veya ülserleri geçmeyen ya da yemek borusundaki yaralar ilaç kesildikten hemen sonra tekrar açılan, yemek borusunda kanayan yaraları olan, yemek borusu yüzeyinde ileri safhada hücresel değişiklik gelişen kişilere ve özellikle de genç yaş grubundaki hastalara önerilir. Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri istatistiklerinde laparoskopik ameliyatlar içinde reflü cerrahisi; safra kesesi ve şişmanlık ameliyatından sonra üçüncü sırada gelmektedir. Reflü hastalığının bugün için uzak dönem sonuçları bilinen kalıcı tedavi yöntemi laparoskopik veya robotik cerrahidir. Reflü sonrasında yemek borusunda yara oluşan, mide fıtığı endoskopi ile teşhis edilen ve kapak yetmezliği durumlarında hastanın ömür boyu ilaç kullanması gerekebilmektedir. Ameliyat öncesi dönemde, başarılı sonuçların elde edilmesinde önemli olan faktörlerin başında uygun hasta seçimi gelir. Burada 24 saatlik pH monitörizasyonu (yemek borusu içine pH ölçen bir prob veya uç yerleştirilip bir gün boyunca ölçüm yapılır) veya yemek borusu (özofagus) manometrisi tetkikleri kullanılmaktadır. Yemek borusunun gıdaları yeterince hızla ilerletmiyorsa, Nissen funduplikasyon ameliyatı hasta için uygun olmayabilir.

Laparoskopik mide fıtığı veya reflü ameliyatının avantajları nelerdir?

Ameliyat sonrası ağrı daha az

Hastanede yatış süresi daha kısa

İşe daha çabuk geri dönme

Kozmetik yönden daha iyi sonuç

Laparoskopik mide fıtığı ameliyatına nasıl hazırlanılır?

Doktorunuz ameliyat için gerekli olan isteklerini size anlatacaktır.

Ameliyat için gerekli olan tetkikler yapılacaktır.

Ameliyattan bir gece önce duş yapmanızda yarar vardır.

Ameliyat sonrası gece yarısı itibari ile yeme ve içmeyi kesmelisiniz

Aspirin ve kumadin gibi kan sulandırıcı ilaçlar ve romatizma ilaçları, ameliyattan 5-7 gün önce kanama riski nedeniyle kesilmelidir.

Diyet ilaçlarının kullanımı durumunda ameliyattan iki hafta öncesinden kesilmelidirler.

Sigara içenlerin ameliyat öncesinde bırakmaları yarar sağlar.

Laparoskopik mide fıtığı ameliyatı nasıl seyreder?

Hastaneye ameliyat olacağınız günün sabahında gidersiniz.

Hastane yetkilileri tarafından karşılandıktan sonra damarınıza ince bir kateter yerleştirilecektir. Bu kateterden daha sonra ameliyat hazırlığı için sakinleştirici ilaçlar verilecektir.

Ameliyat sırasında birkaç saat için genel anestezi (narkoz) altında kalacaksınız ve ameliyatı takiben uyanık olarak odanıza alınacaksınız.

Karın üzerinde birkaç adet ½ cm ile 1 cm arasında delik açılarak port veya trokar adı verilen laparoskopi aletlerinin yerleştirileceği borular yerleştirilir. İçeriye karbondioksit gazı vererek karın boşluğu genişletilir. Daha sonra, ucu bir video-kameraya bağlı olan, laparoskop adı verilen alet yardımı ile karın içinin görüntüsü büyütülmüş olarak televizyon monitörüne aktarılır. Daha sonradan laparoskopi aletleri ile cerrah her iki elini kullanarak asistanların yardımı ile ameliyatı gerçekleştirir.

Ameliyatı takiben bir gece hastanede kalmanız gerekir, bazen yatış için ek birkaç gün gerekebilir.

Çok az bir hasta grubunda, daha önce geçirilmiş ameliyatlara bağlı olan yapışıklıklar, hastaya ait anatomik güçlükler gibi nedenlerle teknik olarak açık ameliyata dönmek gerekebilir. Bu durumda cerrah tercihini hastasının güvenliğinden yana yapacaktır.

Laparoskopik mide fıtığı ameliyatı sonrası dönem nasıldır?

Hastanın evde hafif günlük aktivitesine izin verilir.

Reflü ilaçlarına genellikle gerek kalmaz, ancak gaz giderici ilaçlar verilebilir.

Sıklıkla ameliyattan sonra sıvı diyet ile beslenme önerilir ve kademeli olarak katı gıdalara geçiş önerilir.

Ortalama olarak 4-7 gün içinde normal aktivitelere dönmek mümkün olur.

Yük kaldırma, cinsel aktivite, araç kullanma konularında cerrahınıza danışmanız gerekir.

Ameliyat sonrası sıklıkla 2 hafta içinde kontrol muayenesine gitmek gerekir.

Laparoskopik mide fıtığı veya reflü ameliyatı hastaya ne yarar sağlar?

Laparoskopik mide fıtığı veya reflü ameliyatı sonrasında göğüste yanma hissi % 90 oranında kaybolur. Astım ve kronik öksürük benzeri solunum sorunları, yine reflü ameliyatı sonrasında % 85 oranında kaybolur. Mide boşalması hastaların önemli bölümünde reflü ameliyatı sonrasında hızlanır, ancak hastaların yaklaşık % 15'inin mide boşalmasının reflü cerrahisinden olumsuz etkilenebildiği bilinmektedir. Laparoskopik Nissen ameliyatı ile uzun dönemde başarı oranı % 90 civarındadır. Reflü cerrahisinin Barret özofagus'u sorununda etkili olduğu ve asit ile safra reflüsünü önleyen tek yöntem olduğu bilinmektedir.

Mide fıtığı veya reflü ameliyatının olası yan etkileri nelerdir?

Geniş serilerde, laparoskopik mide fıtığı veya reflü ameliyatı sonrasında, hastaların büyük bölümünün yakınmalarının kaybolduğu görülmektedir.
Bazı hastalarda geçici olarak yutma güçlüğü sorunu olabilir, bu durum sıklıkla bir ile üç ay arasında kaybolur. Bu hastaların bazılarında endoskop yardımı ile yemek borusunu genişletmek (özofagus dilatasyonu) ve çok ender olarakta tekrar ameliyat gerekebilir. Bazı hastalarda laparoskopik mide fıtığı veya reflü ameliyatı sonrasında geğirme ve kusma yeteneği kısıtlanabilir (gas bloat syndrome), bu durum zamanla düzelir. Bu durum % 2-5 oranında görülür ve sıklıkla 2-4 hafta içinde düzelir. Midenin yemek borusu etrafına çok sıkı bir şekilde sarılması durumunda olabilir.
Bazı hastalarda katı gıda alımı sonrasında kramp tarzında ağrılar oluşabilir, bu nedenle ameliyat sonrasında sıklıkla birkaç hafta için sıvı diyet tercih edilir.
Ameliyat sonrasında bağırsak hareketlerinde yavaşlama olabilir ve bu da aşırı gaz birikmesi, geğirme ve şişkinlik hissi oluşturur ve genellikle birkaç hafta içinde düzelir. Bu tür durumlarda, mide boşalmasını hızlandıran (prokinetik) ilaçlar kullanılır. Aylar içinde bu belirtilerin devam etmesi ve özellikle kusma komplikasyonun sebat etmesi ameliyat ile düzeltme gerektirebilir.

Mide fıtığı veya reflü ameliyatının komplikasyonları nelerdir?

Anesteziye bağlı sorunlar

Kanama

Yemek borusu, mide, dalak ve diğer iç organlarda yaralanmalar

Yarada karın içinde veya kanda enfeksiyon görülmesi

Bağırsak düğümlenmesi

Mide fıtığı veya reflü için hatırlanmasında yarar olan noktalar!

Göğüste yanma ve ağıza ekşi su gelmesinin, mide fıtığı veya reflü hastalığının en sık görülen belirtisi olduğu hatırlanmalıdır. Haftada iki kez veya daha sık olarak bu belirtilerin olması durumunda muhtemlen mide fıtığı veya reflü hastalığı vardır.
Boğazda kuruma, yutma güçlüğü, gıdaların takılma hissi, ağızda yanma ve göğüste ağrı mide fıtığı veya reflü hastalığının belirtileri olabilir.
Bebek ve çocuklarda mide fıtığı veya reflü hastalığı; kusma, öksürük ile görülebilir. Bu tür bir durumda Çocuk Hastalıkları Uzmanı'na konuyu danışmakta yarar vardır.
Mide fıtığı veya reflü hastalığı varlığında yaşam şeklinde değişiklikler, doktorunuz tarafından sıklıkla önerilecektir. Ancak, bazı durumlarda ek olarak ilaç tedavisinin gerekebileceği bilinmelidir.







Mide Fıtığı Tedavisi Yorumları
İsminiz 
Yorumunuz 
Güvenlik 
 Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin
   

6 Yorum Yapılmış "Mide Fıtığı Tedavisi"

sevil

bendede mide fıtığı var her zaman bulantı hissi ve karın bölgemde aşırı şişkinlik var spor yapınca daha çok şişiyor acaba mide fıtığındanmıdır?

21.05.2014

Yücel YUNA

Kilom fazla değil, kalp ameliyatı geçirdim.Yıllar sonra mide fıtığı oluştu.62 yaşındayım, rahatsız ettiği oluyor, görsellikte rahatsız etmesi de ayrıca var.

29.06.2013

samsunlu diyorki

14 yaşımdan bu yana mide fıtığım var.çok ağrılarım var.amaliyat dediler korkuyorum uykularım kaçıyor.ilaçlar sonuç vermiyor. ne yapmalıyım.bu hastalık tekrarlayabiliyomuş

23.06.2013

MARAŞLI

Bende mide fıtığıyım hangi ilacı aldıysam tekrarladı napıcamı bilmiyom her yemek sonrası mide bulantısı kusma isteği kurtulmanın yolu yokmu k.maraşta çok drta gitdim biraz iyi olsamda tekrarlıyo yemek yemeye korkuyom ameliyatı drlar tavsiye etmiyo

14.06.2013

zeki sürücü

bende mide fıtığı olduğu söylendi ama doktorun verdiği ilaç yantesir ettiği için kullanmıyorum.bu rahatsızlık için başka bir öneriniz varmı acaba

05.04.2013

muhittin

benimde mide fıtığım var ama doktorlar ameliyat önermiyor tekrar edebilir diyorlar ne yapcağımı şaşıdım sizce?

21.02.2013


#



Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası | RSS Kaynağı | Yardım Forumları

Mide, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

DMCA.com

Ağustos - 2014